Michael Mann’in yönettiği “Ferrari” filmi, Enzo Ferrari’nin hayatına odaklanıyor. Hikaye, 1957 yazında geçiyor ve Ferrari’nin şirketinin iflası, fırtınalı bir evlilik ve oğlunun ölümü gibi zorluklarla mücadelesini anlatıyor. Filmde, Ferrari’nin her şeyi tek bir yarışa yatırması ve İtalya’daki 1.000 millik Mille Miglia’ya odaklanması da anlatılıyor.
Filmdeki müzikler, heyecan verici motor yarışlarının atmosferini başarılı bir şekilde yansıtıyor. Daniel Pemberton’un besteleri, sadece heyecan açısından değil, yarışların insanların hayatlarına olan etkisini de vurguluyor. Dönemdeki riskleri ve kayıpları da ele alan film, yarışmanın yanı sıra kederi de etkileyici bir şekilde işliyor.
Adam Driver, Enzo Ferrari’yi canlandırırken büyük bir performans sergiliyor. Onun tutkulu aşk yaşadığı eşi Laura Ferrari rolünde ise Penelope Cruz yer alıyor. Oyuncuların performansları, filmi daha da güçlendiriyor.
Film, görsel açıdan da etkileyici. Sinematografi ve yapım tasarımı, 1950’lerin İtalya’sını ve yarış ortamını başarılı bir şekilde yansıtıyor. Özel efektler ve kurgu da filmi destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Ancak film, bazı eleştirilere de açık. Hikayenin bazı noktalarında geçişler ve tempo sorunları yaşanıyor. Bazı sahnelerde daha fazla derinlik ve detay beklerken, hikayenin bazı kısımları da daha iyi açıklanabilirdi.
“Ferrari”, büyük bir bütçeye sahip olmasının yanı sıra, Shailene Woodley, Jack O’Connell, Sarah Gadon, Patrick Dempsey ve Gabriel Leone gibi birçok yetenekli oyuncuyu da kadrosunda barındırıyor. Film, Oscar yarışında iddialı bir yapım olarak görülüyor.
“Ferrari” henüz ülkemizde vizyona girmemiş olsa da, motor sporlarına ilgi duyanlar ve Ferrari’nin hikayesine meraklı olanlar için kesinlikle izlenmesi gereken bir yapım olduğunu söyleyebilirim. Film, izleyicileri güçlü duygusal bir deneyime sürüklüyor ve Enzo Ferrari’nin hayatındaki mücadelesini etkileyici bir şekilde aktarıyor.